Kendinizi çaresiz hissettiğinizde bu hikayeyi okuyun


Esma-ul-husna-kisa-hikaye-gorseli

Bu yazımızda sizlere bir hikayeden bahsetmek istiyoruz. Bu hikayenin sonunda her müslümanın çıkarması gereken çok önemli dersler var. İsterseniz hemen hikayemizi anlatalım ve arkasından bu hikayeden ne gibi dersler çıkarmamız gerektiğinden bahsedelim.

İşte hikaye

Birgün güzel bir at çiftliğinde yaşayan atlardan biri, çiftlik sahibinin üzerini kapatmayı unuttuğu derin bir çukurun içine düşmüş. Zavallı at çaresizce çukurun dibinde debelenip yardım istercesine sesler çıkartmaya başlamış. En sonunda bu sesleri duyup ne olduğunu anlamaya çalışan çiftlik sahibi çukurun başına gelmiş. 

Çiftlik sahibi çukurdan içeri baktığında adeta şok olmuş. Çukurun dibinde bir at çaresizce yukarı çıkmak için uğraşıyormuş. Çiftlik sahibi önce büyük bir vicdan azabı duymuş çünkü çukurun ağzını kapatmayı kendisi unutmuş. Şoku atlattıktan sonra hemen atı çukurdan çıkarmak için neler yapılabileceğini düşünmeye başlamış. Aklına gelen bütün yollar son derece zahmet gerektiren şeylermiş. Büyük bir atı derin bir çukurun dibinden kurtarmak gerçekten de düşündükçe daha da zor bir hale geliyormuş. Çiftlik sahibi, çiftlik çalışanlarını çağırıp onlardan da akıl almaya çalışsa da kimsenin aklına kolay bir çözüm gelmiyormuş.

Yapılabilecek tüm kurtarma çalışmalarını konuştuktan sonra çiftlik sahibi çok üzülerek de olsa bir karar vermiş. Çukurdaki at tüm zahmetli kurtarma yollarına değmeyecek kadar yaşlı bir atmış ve bu kadar zahmeti yaşlı bir at için çekmeye değmezmiş.

Bunun üzerine çiftlik sahibi diğer çalışanlarla birlikte eline kürek alarak çukura toprak atmaya başlamış. Amacı çukurdaki atın orada açlıktan ölmesini beklemeden önce daha hızlı olması için atı gömerek öldürmekmiş. Çalışanlar ellerindeki küreklerle çukura toprak attıkça çukurun dibinde adeta bir mucizeye tanık olmaya başlamışlar. Çukurdaki at, üzerine gelen toprak parçalarını iyice silkelenerek yere düşürüyor sonra da yerde biriken toprakların üzerine doğru bir adım atıyormuş. Herkes atın üzerinde toprak attıkça, at o toprakları üzerinden silkeliyor ve üzerine çıkıyormuş. Bu şekilde yavaş yavaş çukurun dibi toprak dolmaya başlamış. At yaşına rağmen hiç mücadeleyi bırakmamış ve üzerine atılan her toprak parçasını kendini daha da yukarılara çıkarmak için kullanmış. 

Sonunda çukurda atın dışarı zıplayabileceği kadar fazla toprak birikmiş ve at son bir gayretle zıplayarak çukurdan kurtulmuş.

Bu hikayeden ne çıkarmalıyız?

Hayat işte böyle birşeydir. Bazen kendinizi bir çukurun dibinde bulabilirsiniz ve bir de birileri üzerinize toprak atmaya devam edebilir. O çukurda birşey yapmadan beklemek ve üzerinize gelen her toprakla daha da ümitsizliğe kapılıp sonunda pes etmek ya da her seferinde tekrar tekrar silkelenip o toprakları kurtuluşunuza yardımcı olacak bir adım olarak kullanmak sizin tercihinizdir. En derin çukurlardan bile asla pes etmeyerek çıkabilirsiniz. 

Gerçek bir müslüman asla Allah’a olan güvenini ve inancını kaybetmez. Her durumda ona sığınır ve ondan güç alır. Bu sitemizde sizlere Yüce Allah’ın güzel isimlerini ve o isimlerin muhteşem faziletlerini anlatıyoruz bildiğiniz gibi. Eğer bu yazılarımızı okuyorsanız çok iyi biliyorsunuzdur ki Allah’ın gücünün sınırı yoktur. Her durumda O’nu anın, O’nun güzel isimlerini zikredin. Allah ile birlik olma şuurunu tekrar tekrar yaşayabilmek için, onun güzel isimlerini zikir etmek şüphesiz ki  çok önemlidir. Hepinizin bildiği gibi namaz, Allah ile baş başa kalmak onunla  bir olmak için yapılan en önemli ibadetlerden biridir. Bu birlikteliği sadece namaz sırasında değil ondan sonra da yaşayabilmek için Esma-ül Hüsna yı zikir etmek çok faydalıdır. Eğer şimdiye kadar okumadıysanız Esma-ul Hüsna ile ilgili daha detaylı bilgi veren yazımıza da bu linki tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Yorumlar